Klasik yönetimden modern teorilere, Frederick Taylor'dan Peter Drucker'a yönetim biliminin evrimi.
Yönetim (Management), örgüt amaçlarına etkili ve verimli bir şekilde ulaşmak için işlevlerin planlanması, örgütlenmesi, yöneltilmesi ve kontrol edilmesi sürecidir.
Etkililik (Effectiveness): Doğru işi yapmak. (Amaca ulaşmak).
Verimlilik (Efficiency): İşi doğru yapmak. (En az kaynakla en çok çıktıyı almak).
* Bir yönetici çok verimli olabilir (düşük maliyetle üretim yapar) ama etkili olmayabilir (kimsenin istemediği bir ürünü üretir).
Yönetim uygulamaları eski medeniyetlere dayansa da, bilimsel bir disiplin haline gelişi Sanayi Devrimi (18. yy sonu) ile olmuştur.
Klasik Teorinin üç ayağından ilki ve en önemlisi Frederick Taylor'ın "Bilimsel Yönetim" yaklaşımıdır (1911).
İşçilerin keyfi çalıştığını gördü. "Kaytarma"yı önlemek için iş süreçlerini izledi, süreyi kronometreyle ölçtü (Zaman ve Hareket Etüdü). Kürek boyutunu optimize etti.
Verimlilik patladı. İşçiye "Sen düşünme, sadece söyleneni yap" dendi. İnsan, makinenin bir parçası olarak görüldü.
Klasik teorinin diğer iki ayağıdır. Taylor alt kademeye (atölyeye) odaklanırken, Fayol ve Weber üst yönetime ve yapıya odaklandı.
Yönetim fonksiyonlarını (Planlama, Örgütleme, Yürütme, Koordinasyon, Kontrol - POCCC) tanımlayan ilk kişidir. Ayrıca 14 Yönetim İlkesi (Örn: Kumanda Birliği) hala geçerlidir.
Kişilere değil, kurallara dayalı yönetimdir. Weber'e göre en rasyonel yapıdır.
Özellikleri: Yazılı kurallar, açık hiyerarşi, gayri şahsi ilişkiler (duygusuzluk), liyakat (adam kayırma yok).
1929 Büyük Buhranı sonrası Klasik teorinin "insanı yok sayan" yaklaşımı yetersiz kaldı. Neo-Klasikler, örgütün "Sosyal" yönünü keşfetti.
Elton Mayo ve ekibi, ışıklandırmanın verime etkisini ölçmek istedi. Ancak ışık azalsa da artsa da verim arttı. Çünkü işçiler, kendileriyle ilgilenildiğini fark etmişti (Hawthorne Etkisi).
Ders: İnsan sadece para (Homo Economicus) ile değil, sosyal ilişkiler ve psikolojik faktörlerle de motive olur.
II. Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan bu yaklaşım, organizasyonu parçalara ayırmak yerine "BÜTÜN" (sistem) olarak ele alır.
Açık Sistem: Çevresiyle etkileşim halindedir. Girdi alır, Çıktı verir. İşletmeler açık sistemdir.
Entropi: Her sistem bozulmaya ve tükenmeye eğilimlidir. Açık sistemler dışarıdan enerji (bilgi, hammadde) alarak bunu yener (Negatif Entropi).
Sinerji: 2+2=5 eder. Parçaların uyumlu çalışması, toplamdan daha büyük değer yaratır.
Modern teorinin ikinci ayağıdır. Klasiklerin "katı kurallarını" reddeder. Bir yöntem A şirketinde işe yararken B şirketinde batışa neden olabilir.
Sınavda sorumlu olduğunuz konular: Klasik (Taylor, Fayol, Weber), Neo-Klasik (Hawthorne) ve Modern (Sistem, Durumsallık) yaklaşımlardır. Özellikle yaklaşımların birbirine tepkisi ve farklarına odaklanın.
1970'lerden sonra yönetim sadece sosyolojik değil, ekonomik temelli teorilerle de açıklanmaya başlanmıştır. İşletme sınırlarının nerede bittiğini sorgularlar.
Temel soru şudur: "Yapmalı mı, Satın mı almalı?" (Make or Buy). Bir malı piyasadan almanın da bir maliyeti vardır (araştırma, pazarlık, sözleşme riski).
İşletme sahipleri (Asil/Principal) ile işletmeyi yöneten profesyonel yöneticiler (Vekil/Agent) arasındaki çıkar çatışmasını inceler.
Temel Sorun: Yönetici, şirket karını maksimize etmek yerine kendi maaşını, prestijini veya konforunu artırmaya çalışabilir. Asil bunu tam olarak denetleyemez (Asimetrik Bilgi).
Çözüm: Yöneticilere hisse senedi vermek (çıkarları ortaklaştırmak).
Burada odak noktası örgütün iç yapısı değil, örgütün çevreyle olan güç mücadelesidir.
Örgütler hayatta kalmak için çevreye muhtaçtır (Hammadde, kredi, bilgi).
Strateji: Örgüt, bağımlı olduğu kaynakları kontrol altına alarak gücünü artırmaya çalışır. (Örn: Tedarikçiyi satın almak, rakiplerle birleşmek, lobi faaliyetleri).
Örgütler neden birbirine benzer? (Eşbiçimlilik / Isomorphism).
Cevap: Verimden ziyade "Meşruiyet" kazanmak için. Toplumun veya devletin "böyle olması gerekir" dediği yapıları taklit ederler. (Örn: Her şirketin İK departmanı kurması, aslında bazen ihtiyaçtan değil, "kurumsal görünmek" içindir).
Biyolojideki "Doğal Seleksiyon"un işletmelere uyarlamasıdır. Çevre değiştiğinde bazı örgütler uyum sağlayamaz ve ölür (Atalet/Inertia). Sadece çevreye uygun özelliklere sahip olanlar hayatta kalır.
Planlama, "Nereye gitmek istiyoruz?" ve "Oraya nasıl gideriz?" sorularının cevabıdır. Gelecekteki belirsizliği azaltma çabasıdır.
Planların hayata geçirilmesi için yapının kurulmasıdır. İşlerin bölünmesi, departmanlara ayrılması ve yetki dağılımıdır.
Hem fonksiyonel hem de proje temelli yapının iç içe geçmesidir.
Kritik Sorun: Bir çalışanın İKİ amiri olur (Hem Proje Müdürü hem Fonksiyonel Müdür). Bu durum Fayol'un "Kumanda Birliği" (Tek amir) ilkesine aykırıdır ve çatışma yaratabilir. Ancak esneklik sağlar.
Yöneltme (Yürütme), örgütü harekete geçirme aşamasıdır. En karmaşık kaynak olan "İnsan" ile ilgilidir.
Lider olunmaz, lider doğulur. Fiziksel özellikler, zeka, hitabet yeteneği doğuştan gelir.
Lider ne yapar? Ona bakılır. İki ana eksen vardır:
En iyi liderlik tarzı duruma göre değişir. Liderin tarzı sabittir (LPC testi ile ölçülür), bu yüzden lideri değiştirmek yerine ortamı lidere uygun hale getirmek gerekir.
Günümüzün popüler yaklaşımıdır. Lider, takipçilerine bir vizyon aşılar, onları "dönüştürür", moral ve motivasyonlarını olağanüstü düzeye çıkarır (Örn: Atatürk, Steve Jobs).
İşlemci (Transactional) Lider ise sadece "işi yap, paranı al" mantığıyla ödül-ceza sistemini kullanır.
Planlanan hedefler ile gerçekleşen sonuçların karşılaştırılması ve sapma varsa düzeltilmesi sürecidir.
Eylem başlamadan önce girdilerin kontrolü (Örn: Hammadde kalite kontrolü).
İş yapılırken yapılan denetim (Örn: Ustanın çırağı izlemesi).
İş bittikten sonra sonuçların kontrolü (Örn: Yıl sonu mali raporları).
Bu hafta, final sınavı öncesi tüm konuların üzerinden geçilmesi ve eksiklerin tamamlanması için ayrılmıştır. Özellikle fonksiyonlar arası bağlantılara (Planlama -> Kontrol ilişkisi gibi) dikkat ediniz.
*Vize konularından temel kavram düzeyinde soru gelebilir.
Japon yönetim anlayışının (Deming, Juran) dünyaya hediyesidir. Hata olduktan sonra düzeltmek (kalite kontrol) değil, hatayı en baştan önlemek (kalite güvence) esastır.
"Beşinci Disiplin" kitabı ile tanınır. Bilgiyi yaratan, edinen ve transfer eden organizasyonlardır.
Uzun vadeli planlama ve rekabet avantajı elde etme sürecidir. SWOT analizi (Güçlü, Zayıf yönler, Fırsatlar, Tehditler) bu düşüncenin temel aracıdır.
Michael Porter'ın katkıları:
Yapay zeka, Büyük Veri (Big Data) ve algoritmik karar verme süreçleri yöneticilerin yerini mi alacak?
Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve Yeşil Yönetim. Sadece kar değil, gezegen ve toplum da önemli (3P: Profit, People, Planet).