Bu ders notları, Türk Borçlar Kanunu (TBK) sistematiğine göre hazırlanmış olup, vaka analizleri ile zenginleştirilmiştir.
Borçlar Hukuku, kişiler arasındaki borç ilişkilerini düzenler. Borç ilişkisinin üç temel unsuru vardır:
Bir restoran sahibi (Alacaklı), ünlü bir şarkıcıyla (Borçlu) sahne alması için anlaşır. Buradaki edim "Sahneye çıkıp şarkı söylemek" yani bir "Yapma" edimidir. Şarkıcı gelmezse borca aykırılık oluşur.
Sözleşme, karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla kurulur (TBK m.1). İki aşaması vardır: Öneri (İcap) ve Kabul.
Soru: Markette rafa 50 TL etiketli bir ürün konması öneri midir? Müdürü "Satmaktan vazgeçtim" diyebilir mi?
Cevap: Fiyat göstererek mal sergilenmesi, aksi açıkça belirtilmedikçe ÖNERİDİR. Müşteri ürünü alıp kasaya koyduğunda KABUL etmiş olur. Sözleşme kurulmuştur. Kasiyer o ürünü satmak ZORUNDADIR. (TBK m.8)
Bir sözleşmenin geçerli olabilmesi için ehliyet, şekil, konusunun emredici hukuk kurallarına, ahlaka, kamu düzenine aykırı olmaması ve imkansız olmaması gerekir.
Hata (Yanılma), Hile (Aldatma) ve Korkutma (Tehdit) halleridir.
Ali, bir vazoyu "Antika, 18. yüzyıldan kalma" diyerek Veli'ye 10.000 TL'ye satar. Veli sonradan vazonun taklit olduğunu öğrenir.
Hukuki Durum: Bu bir Hile (Aldatma) halidir. Veli, durumu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde sözleşmeyi İPTAL edip parasını geri isteyebilir. Vazo kırılmış olsa bile!
Bir kişinin (Temsilci), başka bir kişi (Temsil Olunan) adına hukuki işlem yapmasıdır.
Bir kimse yetkisi olmadığı halde (veya yetkisini aşarak) başkası adına işlem yaparsa, bu işlem askıdadır. Temsil olunan sonradan "İcazet" (Onay) verirse geçerli olur, vermezse geçersiz kalır.
Zarar verici eylemlerden doğan sorumluluktur. 4 şartı vardır: 1-Fiil, 2-Zarar, 3-İlliyet Bağı, 4-Kusur.
Kırmızı ışıkta geçen sürücü (Kusur+Fiil), yayaya çarpıp bacağını kırar (Bedensel Zarar). Çarpma olmasaydı kırık olmazdı (İlliyet Bağı). Sürücü tüm tedavi masraflarını ve manevi tazminatı öder.
Bazı durumlarda kişi kusurlu olmasa bile verdiği zarardan sorumlu tutulur. Amaç "Tehlike Yaratanın" riske katlanmasıdır.
Haklı bir sebep olmaksızın birinin malvarlığının diğeri aleyhine artmasıdır. İade borcu doğar.
Ahmet, kira parasını ev sahibine gönderirken yanlışlıkla bir rakamı yanlış yazar ve para hiç tanımadığı Mehmet'e gider. Mehmet'in bu parayı tutma hakkı yoktur. "Sebepsiz Zenginleşme" hükümlerine göre parayı faiziyle iade etmek zorundadır.
Para borçları "Götürülecek Borç"tur. Yani borçlu, parayı alacaklının ayağına (veya banka hesabına) götürmek zorundadır. Havale masrafı borçluya aittir. "Ben parayı hazırladım gel al" denilemez.
Borcun zamanında ödenmemesidir. Şartları: Borcun muaccel (vadesi gelmiş) olması ve İHTAR.
15 Temmuz akşamı yapılacak düğün için pasta siparişi verildi. Pastacı pastayı 16 Temmuz sabahı getirdi.
Analiz: Bu bir "Kesin Vadeli İşlem"dir. Düğün bittiği için artık ifanın bir anlamı kalmamıştır. Alacaklı (Düğün sahibi) ihtara gerek kalmaksızın sözleşmeden DÖNEBİLİR ve tazminat isteyebilir. Ek süre vermeye gerek yoktur.
İfa dışında borcu bitiren haller: İbra (Af), Yenileme, Birleşme, Kusursuz İmkansızlık ve Takas.
İki kişinin karşılıklı, aynı cins (genellikle para) ve vadesi gelmiş borçlarının az olan tutarında sona ermesidir. Takas OTOMATİK olmaz, taraflardan birinin beyanı gerekir.
Sözleşmeye sadakati sağlamak için konulan, borç ödenmezse ödeneceği kararlaştırılan tazminattır. Zarar olmasa bile ödenir!
İnşaat sözleşmesinde "Daireler zamanında bitmezse müteahhit her gün için 1000 TL ceza öder" maddesi vardır. İnşaat 10 gün gecikir. Ev sahibi hiç zarar etmese (kiracı bulamasa bile) o 10.000 TL'yi çatır çatır alır.
Alacaklının, dilerse borçluların birinden, dilerse hepsinden borcun tamamını isteyebilmesidir.
Bankalar kredi verirken "Adi Kefalet" değil "Müteselsil Kefalet" ister. Böylece asıl borçluya başvurmadan, icra takibi yapmadan direkt kefilin maaşına haciz koyabilirler.
Alacaklı, borçlunun RIZASINI ALMADAN alacağını bir başkasına devredebilir (Temlik). Ancak Borcun Üstlenilmesi (borçlunun değişmesi) için alacaklının onayı ŞARTTIR. (Çünkü yeni borçlunun parası olup olmadığını alacaklı bilmek ister).